Her şey Doğan‘ın bizi Python‘a bulaştırması ile başladı. Yeteri kadar Perl biliyor olmam, Python’a önyargılı yaklaşmama neden oluyordu. Zaten bir script dili bildiğim halde yenisini öğrenme gereği hissetmiyordum, hele de Perl’i çok sevmem ve istediğim herşeyi yapabiliyorken.
Python amaçladığı üzere öğrenmesi çok kolay bir programlama dili. Perl’in aksine nesne tabanlı programlama Python’un desteklediği ana hatlardan bir tanesi. Perl’de ise nesne tabanlı programlama; Perl’e kazandırılmış bir yan özellikti. Programlamaya başlayanlara daha önce Perl öğrenmelerini öneriyordum, artık rahatlıkla Python öğrenmelerini önerebilirim.
Programlamayı daha önce bilen biri için Python öğrenmek çok ama çok kolay. Python Tutorial‘ı okumanız yeterli oluyor. Ardıkdan modüllere geçip istediğinizi geliştirebilir hale geliyorsunuz. Yine Perl’in aksine, Python GTK bağlayıcısı çok daha verimli GUI üretmenize olanak sağlıyor. Bu da yukarıda bahsettiğim nesne tabanlı programlamanın bir getirisi.
Python öğrendikten sonra sürekli duymakta olduğum ve yine önyargı ile yaklaştığım Django‘ya baktım. Onun içinde yazılmış olan Tutorial‘ı okuyunca hayretler içerisinde kaldım. Gördüklerim inanılmazdı. Ben şimdiye kadar gerekse PHP’de gerekse Perl ile Web uygulaması geliştirirken hamallık yapıyormuşum. Hiç yoktan böyle mükemmel bir Web framework’u geçte olsa keşfettim ve doğru yolu buldum!
Bunu keşfetmemi sağlayan ve önyargılarımı kırmamı sağlayan Doğan’a ne kadar teşekkür etsem azdır sanırım.
Şimdi gelelim Djangotr’a. Djangotr açmış olduğum ve Django kitabının Türkçe çevirisini yayımlayacağım bir blog. Bu sayede daha fazla kişi Django’nun mükemmel yapısı hakkında bilgi sahibi olacak ve web uygulamalarını Django ile geliştirebilecek. Özellikle Django hakkında fazla Türkçe döküman bulunmaması nedeniyle bu çalışma, Django öğrenmek isteyen kullanıcıların işine yarayacaktır. Blog’u besleyiciniz ile takip etmek için: http://feeds.feedburner.com/djangotr bağlantısını kullanabilirsiniz.