Perfection

“Perfection” veya Türkçe’de ki adıyla “Mükemmellik”. Mükemmellikten kısaca bahsetmek gerekirse; bir şeyi en geniş olacak şekilde, bir bütün olarak ve kusursuz yapmak demektir. Bu konudan bahsetmemin nedeni ise, yaptığım herhangi bir şeyde “Mükemmelik”e çok önem veriyorum.

Örneğin bir programcı olarak, genelde program yapan insanlar, programın çalışıp çalışmadığına bakmayla yetinirler. Benim için bu kesinlikle yeterli değildir. Programın kullandığı kaynaklardan, bunları nasıl kullandığına, yapacağı işi en kolay şekilde nasıl yapacağına ve kodlamasında bulunan standartlara bakarım.

Yazdığım programlar da bu şekildedir. Gerekse ’syntax’ının yapısı, gerekse yaptığı işi en kolay şekilde yapması mükemmel olmalıdır. Yazılımın kullandığı 1 bit bellek bile benim için çok önemlidir. Bu nedenle tam hakimiyet sağlamak için C programlama dilini tercih ediyorum. Yazılımın sözdizimi ise mutlaka bir standart üzerine kurulu olmalıdır. Gerekse mevcut kodlama standartları, gerekse kendi standartım olabilir bu.

Mükemmelci olduğum için ise gördüğüm en büyük sorunu dile getireyim. Bir yazılım üretirken bu kadar mükemmelci olmak; özellikle tek kişi iseniz yazılımın detayları arasında çok çabuk boğulmanıza neden oluyor. Çoğu zaman bir iş aldığımda gece gündüz kasmama rağmen zamanında yetiştirememe neden oldu. Buradan paldır küldür yazılım ürettiğim sonucunu çıkarmamalısınız. Bir yazılım üretirken önce kaynakları toplar, daha sonra uzun uzun düşünerek yazılımı tasarlarım, herşey mükemmel olana dek. Basit bir yazılım için bile UML kullanırım.

Bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum. İnternet üzerinde rastladığım, bir kişinin benim gibilere benzetmiş olduğu bir tabir üzerine yazıyı yazmaya başladım. Sitenin bağlantısını vermek istemiyorum, kısaca bizim gibilere “kontrol manyakları” deniliyordu. Evet kontrol manyağıyım. Kendi yaptığımın yanında, eğer başka biriyle bir iş yapıyorsam onunkinin de benim ki kadar mükemmel olmasını isterim. Eğer olmuyorsa burada sorunlarımız başlıyor demektir.

Bu durumdan memnun muyum sorusuna gelecek olursak; evet, sonuna kadar memnunum. Özellikle benim gibi bilgisayar üzerinde bu kadar kontrolcü olan birine, GNU/Linux gibi süper esnek bir işletim sistemi, tapılacak bir yazılım topluluğu anlamına geliyor. Tüm processlerin ne işe yaradığını bilmek, neyin ne yaptığını anlamak tüm sisteme benim hükmedebilmemi sağlıyor. Gerekse GNU/Linux’u tercih etmemin başlıca nedeni budur. Elbette buna en kolay ön ayak olan Debian dağıtımını tercih etmemin de. Bir çok Free Software Hacker’ının da benim gibi düşündüğünü sanıyorum. Öyle olmasaydı, ne bu sistemi kullanırken, ne de özgür yazılım üretirken bu kadar zevk almazdım.

Leave a Reply