Archive for February, 2008

Recep İvedik herkese hitap etmiyor mu?

Thursday, February 28th, 2008

Recep İvedik, Kim 500 bin istemez ki? ile tanıştığım karakterdir. Defalarca izlediğim bu bölümleri ile beni her seferinde güldürmeyi başarmış olan karakterin sinema filmi geçtiğimiz Cuma günü vizyona girdi. Vizyona girdiği günden 1 gün sonra izleme fırsatı bulduğum Recep İvedik’i çok beğendim. Her sahnesinde gözlerimden yaşlar akarcasına güldüğüm film, şimdiye kadar izlediğim en komik filmdi. Tamamen bana hitab ettiği apaçık ortada. Fakat sinema sitelerinde okuduğum yorumlar üzerine, belirli bir kısmın filmi beğenmediğini gördüm. Bayanların çoğunlukta olduğu tahmin ettiğim bu kısmın neden beğenmediklerini anlamaya çalıştım. Özellikle karşılaştığım “insanların espri anlayışı farklıdır” lafları üzerine bu film nasıl olurda güldürmez dedim kendime. Bana göre bu film abartı bile değil. Gerçek bir “maganda” nasıl olur onu anlatıyor. Ülkemizde böyle insanlar yok mu?

Bu filmde gülünür ve gülmekten de çatlanılır :)

Debian’ın hükümdarlığı

Thursday, February 14th, 2008

Debian ile ilk olarak `sarge` r4 ile tanıştım. Şuan `sarge` r4 ün çıkış tarihine bakıyorum da Nisan ve ya Mayıs 2005 de başlamış bu sevda. O zamandan bu zaman çok şey değişti. İlk indirdiğin günden beri sürekli merağımı üzerinde topladığım Debian’ın sonsuz boşluğunda giderek kayıp mı oluyordum? O’nunla yatıp, O’nunla kalkıyordum. O’ndan aldığım zevk ve hazı başka hiç birşeyden alamıyordum. Bir bilgisayar gördüğümde Debian kurma isteğim hemen baş gösteriyor ve çok kısa zaman geçmeden kuruyordum. O beni eline geçiriyor ve logosundaki girdap gibi beni kendine çekiyordu.

Son günlerde farkettim ki bu artık bende bir bağımlılığa dönüşmüştü. Debian ile tanıştığımdan buyana geçen süre zarfında gerçek yaşam adına ne yaptığıma bir baktım ve koca bir hiçle karşılaştım. 1.5 senedir tamamen Debian kullanmaktayım ve 1.5 senedir normal hayatımda hiç bir gelişme yaşamadım. Özellikle hala eğitim öğretim hayatımı tamamlamamış olmam ileride beni sıkıntıya sokacağından artık biran önce bu bağımlılığımdan kurtulma yollarını arıyorum.

Debian ile arama mesafe koymayı çok denedim. Fakat sürekli yeni şeyler keşfetmem ve bu keşiflerin peşinden koşmam bir süre sonra mesafeyi tekrar sıfıra indirgiyordu. Debian’ı silip başka bir sistem kullanmayı da denedim. Debian’ın çalışabileceği bir sistemde başka bir sistem kullanmak ona karşı yapılan bir saygısızlıktı!

Özellikle dünkü konuşmamda aslında olayın ne kadar ciddi boyuta vardığını anladım:
23:19 e peki
23:19 niye o sana klavye mouse takip
23:19 seni kullanmiyorda
23:19 sen onu kullaniyorsun sifreleyebiliosun
23:19 silebiliorsun
23:19 ?
23:19 noyan
23:19 cunku o oyle istedigi icin !

Ve Debian beni ele geçirmişti! Soyut bir varlığın esiri olmuştum. Evet ben bir bağımlıyım. Debian bağımlısıyım. Bu utunılacak bişey mi? Hayır değil. Fakat benim durumumdaysanız, eğitim öğretim hayatınızı tamamlamadıysanız böyle bir bağımlılık size zarar vermekten başka bişey yapmıyor.

Bundan sonra ne olacak? Bundan sonra artık Bilgisayar sistemlerinden olabildiğince uzaklaşacağım. Evimde kullandığım internet aboneliğimi kapatıp, PC’mi memleketime götüreceğim. Eve Debian Junior kurup annemin kullanmasını sağlayacağım (!). Bu hareket benim için doğru mu olacak yanlış mı olacak bunu zaman gösterecek. İleride çıkıp iyiki yapmışım diyebilmeyi umuyorum. Şuan `etch` r2 DVD’leri inmekte. Onlar indikten sonra PC’yi bir güzel paketleyeceğim ve kendimi ÖSS’ye adayacağım. Bu sene ki ÖSS’ye sadece 5 ay kalmasına rağmen bir sonuç elde etmeye çalışacağım.

“You’re not your job. You’re not how much money you have in the bank. You’re not the car you drive. You’re not the contents of your wallet. You’re not your fucking khakis. We are the all-singing, all-dancing crap of the world.”

Çılgın Dershane

Saturday, February 9th, 2008

Bu film hakkında kendi görüşümü de içeren, sevgili Doğan arkadaşımın yazdığı bir yazı:

Bu filme giden kendini rezil etmekten başka birşey yapmaz. Sinemayi artık komple ticari amaç uğruna yapiyorlar da insanlar bu kadar da
aptal yerine konmaz..

Türkiye toplumunu abaza yerine koyup da 3-5 kızın “orasını, burasını” gösterek cebindeki parasını almaya çalışan bu rezil anlayışa alet olmayın. Zerre kadar sanatsal değeri olmayan,komple amerikan özentisi,hedef kitlesi belli, “liseli” demeye böyle sahneler koymak toplumca ahlaksizlik karşılacağı için dershaneli diye isim konulmuş. Arada gerilim de koyalim , komedi de koyalim,dram da koyalim,romantizm de koyalim şeklinde ne yapacağını bilemeyip hepsinden çorba yapmış tamamen her türlü izleyiciyi çekelim ne kadar gişe o kadar iyi şeklinde.. Oyunculuğa yeni soyunmuş gençleri de bu saçma anlayişa ortak edip, komple alakası olmadığımız bir kültürün hayali kahramanları haline getirmiş. Gene o komple alakasız kültürden bağımsız insanları da off ulan karilara bak,ortama bak şeklinde sinemaya depar atmalarını sağlamak için “tuvalet ihtiyacını gideren bir kızın iç çamaşırını giyme” sahnesini yapıp, üstüne utanmadan fragmana koymuş bir zihniyet bu. Acınası rezil, paranın köpeği olmuş bir zihniyet bu.

Bu filme gideceğinize çok ciddi bir çağri yapiyorum erotik/porno film izleyin ama böyle rezalet bir anlayışa alet olmayın. Yapımcıların insanları gerizekalı potansiyel sapık tüketici olarak gördükleri senaryoda yer almayın, bu kendi kendinizi aşağılamaktan başka bir şey değil.

Net Install CD’si ile Wireless üzerinden Debian kurulumu

Tuesday, February 5th, 2008

Sadece Wireless kartınız varsa bile Debian’ı net install cdsinden kurabilirsiniz. Fakat bazı paketler, eğer kartınızın sürücüsü özgür değilse, kartınızın sürücüsünü derlemek için gerekli olacak. Bu yüzden benim yaptığım gibi Debian’ın ilk CD’sini kullanabilirsiniz. Bu yazıda ayrıca WPA şifreli bir wireless ağına nasıl bağlanacağınızı da anlatmakta.

Yazıda kurulumu gerçekleştirilen sistem Debian `etch` stable dir.

Öncelikle Debian Installer’i kullanarak base sistemi kuruyoruz. Sistemi kurarken Debian wireless network adapter’inizi görmeyecektir. Benim elimde USROBOTICS USR5418 pci wireless kartı bulunmakta ve işyerinde kullandığımız WPA şifreli wireless ağımız bulunmakta.

Kullandığım kartın Linux sürücüsü özgür değil fakat Debian non-free depoların da bulunmakta. Kernel’e sürücü derleyebilmek için öncelikle build-essetial ve module-assistant ile bu paketlerin bağımlılıklarını kuruyoruz. Bunlar Debian’ın 1. cdsinde bulunmakta. Eğer yok ise önce başka bir makine yardımıyla internetten indirip usb flash diske atarak ta kullanabilirsiniz. Aynı şekilde wireless araçlarının paketi olan wireless-tools paketi ve bağımlılıklarını, kartımın sürücüsünü içeren non-free olan, kartımı kullanabilmek için derleyeceğim madwifi paketi ve bağımlılıklarını bir flash disk yardımıyla yeni kurulmuş Debian’ıma attım.

Şimdi wireless kartının sürücüsünü derlemekte sıra. Kurduğumuz module-assistant sürücümüzü derlememize yardımcı olacak.

# m-a a-i madwifi

Diyerek sürücümüzü derliyoruz. Bu işlemi yaptıktan sonra iş kolay. Derlemede eğer bir sorun yaşarsanız, madwifi’nin son stabil sürümünü indirip make ve make install diyerek yükleyiniz.

Sürücümüzü derledikten sonra, oluşan kartımızın modülünü kernele eklememiz gerekli.

# modprobe ath_pci

diyerek ekleyebilirsiniz.

Bu işlem başarılı bir şekilde gerçekleşirse wireless kartımız kullanıma hazır hale gelecektir. WPA şifreli ağı kullanabilmek için wpa_supplicant’ı edinmemiz gerekli. http://hostap.epitest.fi/wpa_supplicant/ adresinden edinebilieceğiniz yazılımı derlemeden önce açtığınız wpa_supplicant-X.X.X dizini içine .config adında bir dosya oluşturuyoruz ve içine:

CONFIG_DRIVER_MADWIFI=yCFLAGS += -I/usr/src/modules/madwifi/net80211CONFIG_CTRL_IFACE=y

Ekleyip kaydediyoruz. Daha sonra programımızı make && make install diyerek derliyoruz.

Şidmi WPA supplicant’ı kendi ayarlarımıza göre çalıştıracağız.

# wpa_passphrase AGIMIZ_NETWORK_ESSID_SI "ŞİFRESİ" > /etc/wpa_supplicant.conf

diyerek passphrase imizi oluşturuyoruz.

Bundan sonra iş networku çalıştırmaya geldi. Eğer yapmadıysanız modülümüzü ekliyoruz ve ath0 a essid yi giriyoruz.

# modprobe ath_pci

Diyerek işlemimizi tamamlıyoruz. Eğer ağda çalışan bir dhcp server varsa ip almak için:

# dhclient

diyoruz, eğer yoksa kendi ipnizi belirtmek için yukarıdaki işlemi yaparken:

# ifconfig ath0 192.168.1.5 up

diyerek kendi ipmizi belirtiyoruz.

Artık Wireless kartı ile internette bulunan bir Debian’ınız var. Bununla depoları ekleyebilir ve kullanmak istediğiniz paketleri apt yardımıyla indirip kurabilirsiniz.