Archive for September, 2007

5.1 Buda nesi

Thursday, September 27th, 2007

Gold’dan paramı almam üzerine hemen gidip aylar öncesinden planladığım Philips MMS460 5.1 ses sistemini aldım. İlk defa bu kadar güçlü ses sistemine sahibim. 5.1 sistemleri bu kadar beklemiyordum fakat inanılmaz bir olay. Özellikle filmlerde sinemadan daha iyi bir sonuç elde edebiliyorsunuz. Sanırım bunun nedeni odanın küçük olması. Philips MMS460 yüksek bass açarsanız ciğerlerinizi titretecek bir sistem. Özellikle benim gibi Trance/Progressive dinliyorsanız, mutlaka edinin.

Debian’da iptables’e başlangıçta firewall kurallarımızı okutmak

Tuesday, September 25th, 2007

Önceki yazımda ip masquerading’i anlattım. Şimdi de kurallarımızı makina başladığından tekrar nasıl aktif edeceğiz onu anlatacağım. Ben kuralları /etc/firewall.conf da saklıyorum. Siz isterseniz başka bir isimle başka bir dizinde saklayabilirsiniz.

Öncelikle mevcut kurallarımızı bir dosyaya çıkarıyoruz.

# iptables-save > /etc/firewall.conf

dememiz yeterli olacaktır.
Şidmi makinanın başlangıçta bu ayarları otomatik okuması için /etc/rc.local dosyasına iptables-restore < /etc/firewall.conf satırını ekliyoruz ve kaydediyoruz.

İşlemimiz bu kadar, artık Debian her açıldığında firewall ayarlarımızı otomatik yükleyecek.

Linux NAT (IP Masquerading)

Monday, September 24th, 2007

Yeni makinamın gelmesi ile, eskisini home server yaptım. Ve gerekli NAT ayarları ile eski makinayı aynı zamanda router olarak kullanıyorum. Linux’te ip yönlendirilmesinin yapılabilmesi için bazı ayarlar ve iptables e bazı kurallar eklenmeli. Bu yazıda bu ayarları ele alacağım.

Öncelikle NAT yapabilmeniz için birden fazla network aygıtınız olmalı. Ben adsl modemi bridge modda kullanıyorum ve pppoe ile bir ppp0 aygıtım var. Bu yazıda ppp0′ın eth0′a olan route işlemini anlatıyorum. Kullandığım dağıtım tabiki Debian ve yazı Debian’a göre hazırlanmıştır.

Öncelikle Debian’ın /etc/sysctl.conf dosyasını açıyoruz ve

net.ipv4.conf.default.forwarding=1

olan satırın başındaki comment karakterini (#) kaldırıyoruz. Eğer ipv6 kullanıyorsanız ilgili satırınkini kaldırınız.

Makinayı şimdi yeniden başlatmaya gerek kalmaması için bir kerelik:

# echo 1 &gt; /proc/sys/net/ipv4/ip_forward

diyoruz. Bu işlemi makina sysctl.conf tan okuyup makina açıldığında otomatik yapacak. Yine ipv6 kullanıyorsanız ipv6 klasöründeki ip_forward’a yazınız.

Şimdi sıra iptables‘e geldi. Sırasıyla aşağıdaki komutları vererek iptables e kurallarımızı ekliyoruz.

# iptables -t nat -A POSTROUTING -o ppp0 -j MASQUERADE# iptables -A FORWARD -i ppp0 -o eth0 -m state --state RELATED,ESTABLISHED -j ACCEPT# iptables -A FORWARD -i eth0 -o ppp0 -j ACCEPT

Tüm işlemlerimiz tamamlandı. Artık ppp0 aygıtı eth0 dan gelen iplere forward edilecek. Bundan sonraki yazımda iptables’e başlangıçta ayarlarımızı nasıl yükletiriz onu anlatacağım.

Debian’da saat sorunu

Monday, September 24th, 2007

Yeni Debian kuran arkadaşlarımız, kurulumda eğer UTC’de misiniz sorusuna evet cevabını verirlerse sistem doğal olarak saati 3 saat ileri gösterir. Şimdi bu durumu nasıl düzelteceğimize bakalım.

Öncelikle saatin UTC değerini düzeltmeliyiz. Klasik Linux dağıtımlarında bu ayar: /etc/sysconfig/clock dosyasında tutulmakta. Debian’da ise bu ayar /etc/dafault/rcS dosyasında tutulmakta. Dosyayı açtığınızda karşınıza çıkan UTF=yes değerini UTC=no olarak değiştirin.

Şimdi localtime‘ı mevcut timezoneumuza göre değiştireceğiz. Öncelikle mevcut localtime’ı siliniz.

# rm /etc/localtime

Daha sonra Istanbul timezonuna göre linkleyiniz.

# ln -s /usr/share/zoneinfo/Asia/Istanbul /etc/localtime

Artık date ile saatimizi ayarlayabilir ve sistemi doğru saatimizle kullanabiliriz.

# date -s "24/9/2004 13:30:40"

Kendi saatiniz ne ise onu girmeyi unutmayın.

Dolandırıcılığın bu kadarı: Gold Bilgisayar

Thursday, September 20th, 2007

Tam bir ay önce Gold Bilgisayar‘dan o zaman sözde stoklarında bulunan Kingston Hyperx 2GB Ram satın aldım. Aldığım ürünün ücreti olan 221,06 YTL’yi, aldığım gün Gold Bilgisayar’ın İş Bankası Rıhtım/Kadıköy hesabına yatırdım. İşte herşey bundan sonra başladı.

Öncelikle sipariş takip sistemlerine deyinelim, ki ona sipariş takip sistemi demeye bin şahit lazım ya neyse. Sipariş takibinde hiç bir bilgi yer almıyor, ne aldığım ürün ne ücret durumu ne yatırdığıma dair bişey. Ücreti yatırdıktan 5-6 gün sonra hala sipariş takip ekranlarında BEKLEMEDE yazısıyla kaldım. Bunun üzerine, benim siparişimle ilgilenen satış temsilcisine telefon ettiğimde aldığım cevap “Ücretiniz’i yatırdınız mı?” oldu. Daha sonra aradan 3 gün geçti ve yine Gold Bilgisayar’ın nacizane Sipariş Takip bölümünde yine bir değişiklik yok. Tekrar telefon açtım. Bu sefer vay bilmem aldığım ürün kargolarında yokmuş.

Ürün kargoda yok, niye sitede var? Madem sitede var alan adam parasını yatırmış neden kimse ilgilenmiyor?

Bunu öğrentikten sonra paramın tekrar ödenmesini talep ettim ve yeni bir macera daha başladı. Paranız hesabınıza bir kaç güne kadar yatacaktır dediler ve tamam deyip telefonu kapadım.

Aradan günler geçti param ödenmedi. Telefon açtım sordum param neden ödenmiyor diye. Aldığım cevap: Paranızın ödenmesi için müdürümüzün imzası gerek, müdür tatilde bir kaç güne paranız hesabınıza aktarılacak.

Evet bunu demesinden tam 2 hafta geçti ve ben Gold Bilgisayar dan 1 aydır paramı geri alamıyorum. Bu kadar rezil bir firmaya hayatım boyunca rastlamadım. Adamların madem genel müdürü tatilde, genel müdür yerine bakan kimse de mi yok? Ben paramı tahsil edecem kimse de imza atacak yürekte mi yok havale kağıdına ki müşterinin parası ödensin. Hala param ödenmedi ve hala müdür beklenmekte. Bu adamların yaptığı dolandırıcılık değilde ne? Adamları arayıp sürekli yaptığınız dolandırıcılık diyorum ama arsızın yüzüne tükürüyoruz yağmur yağıyor sanıyor.

Tekrar arayacağım, eğer yine aynı hikayeyi işitirsem bu sefer açacam ağzımı yumacam gözümü. Bu kadar saçmalık mı olur, bu adamlar benim paramı ne hakla gasp ediyorlar.

Bunu buraya yazmamın nedeni Gold Bilgisayar’ın ne mal olduğunun herkes tarafınca anlaşılmasını sağlamaktır. Eğer Gold’dan bir şey alacaksanız 2 kere düşünüp alın.

Özgür yazılım farkı

Tuesday, September 4th, 2007

Kullandığım Debian işletim sisteminde cacademo isimli programın Matrix efekti göze çok çekici geliyor. Özelikle büyük bir ekrana sahipseniz ve uzaktan bakıyorsanız hem ekran koruyucusu olaran hem de görsellik açısından mükemmel. Fakat cacademo uygulaması 4 ayrı efek sergilemekte. Bense kullandığım uygulamanın saece Matrix efeğini istiyordum. İşte burada devreye Debian ve Özgür Yazılım giriyor. Hemen `apt-get source libcaca` (cacademo caca-utils paketi icinde, o da libcaca0 içinde yer alıyor) ile ilgili yazılımın kaynak kodlarını indirdim. O kadar C kastık bir işe yarasın yazılımı açtım. C kasma boşa gitmemiş karışık kodlar bile yabancı gelmiyor insana bir seviyeden sonra. Yazılımda ilgili yerleri kendi isteğim doğrultusunda değiştim. Ve iş tekrar paketlemeye geldi. Debian’da paket oluşurken önce derlenir ve sonra make install aşamasını dpkg otomatikmen paketi oluşturarak yapar. Fakat *nix bir sistemde yazılımı derleyebilmeniz için, yazılıma bağımlı kaynak kodlarına da ihtiyacınız var. Bunları yüklemek Debian gibi gelişmiş paket yönetimine sahip datığımlarda çok kolay. Debian’da sadece `apt-get build-dep libcaca` diyoruz ve libcaca nın derlenmesi için gerekli tüm paketler kuruluyor. Artık paketimizi oluşturabiliriz.

Paketimizi oluştururken debian klasörü altında gerekli bilgileri ve changelog dosyasına neleri değiştirdiğimizi yazıyoruz ve `dpkg-buildpackage -rfakeroot` diyerek paketimizi oluşturuyoruz.

Burada anlatmak istediğim olay özgür yazılım ın programcılar için ne kadar esnek ve geliştirilebilir olduğu. İnsanlar sizin yaptığı programları alıp, istedikleri gibi geliştirerek kendi amaçları için kullanabilirler. Buda insanlık nanıma daha elverişli bir katkı sağlayacaktır. Bugün caca özgür bir yazılım olmasa idi, ne istediğim matrix efeğini bilgisayarımda istediğim gibi kullanabilir, ne de yaptığım paketi sizle paylaşabilirdim.

Cacademo editlenmiş sade matrix efekli uygulamasından bir görüntü:

Paketi http://www.0nur.net/paketlerim/libcaca0/ adresinden indirebilirsiniz.

Perl’e başlamak

Saturday, September 1st, 2007

Blogumda Perl ile ilgili hiç bir yazı bulunmamasından yakınırken Perl’e başlamak isteyenler için bir kitap önerisiyle ilk Perl yazımı atayım.

Perl ile günlük hayatımızda yaşamımızı kolaylaştıran uygulamalar yapmanız mümkün. Özellikle biraz kavradıktan sonra Perl ile yazılım geliştirmek çok hoşunuza gidecek ve bundan zevk alacaksınız. Neden Perl diye bir soru sorarsanız, *nix bir sistemde scripler bazen çok önemlidir. Yapmayı istediğiniz bir uygulamayı, bir script yaparak kolay hale getirebilir ve istediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Özellikle Perl ile script geliştirmeniz, Perl’in çok esnek olmasından baya kolay olacaktır. Üstelik CPAN gibi kaynaklar ve inanılmaz api desteği ile Perl programlamaya başlamak isteyenlerin veya profesyonel programcıların da tercihi olabilir.

Perl’e başlamak istiyorsanız sizin için hazırlanmış bir Perl kitabı var. Llama Book. Yani tam adını yazarsak Learning Perl. Kitap Perl’in temelini en iyi ve anlaşılır şekilde anlatıyor. Eğer bu kitabı okursanız, Perl’i öğrenebilir ve Bilgisayar Programlama’dan zevk alabilirsiniz. Yeni, `amatör` ve profesyonel programcılara şiddetle tavsiye ederim. Ki Perl’in babası Larry Wall‘da ediyor.

C ve Mysql

Saturday, September 1st, 2007

Daha önce yazdığım ve eski sitemde yayınladığım C ve Mysql kullanımınılmış ve nasıl kullanıldığını satır satır anlatan C ve Mysql denemem tekrar yayınlanmayı hakediyor.

Programı, kaynak kodlarını ve dökümantasyonu: http://onurs.googlecode.com/files/nedir.tar.gz adresinden indirebilirsiniz. C ile Mysql’in nasıl kullanıldığını merak ediyorsanız, başlangıç için iyi bir kaynak olabilir.

Yeni bilgisayara adım adım

Saturday, September 1st, 2007

5 yılı aşkın süredim kullandığım emektar bilgisayarım, artık yerini high-end bir sisteme bırakacak. Dün RAM’lerin de gelmesi üzerine, yeni bilgisayarımda sadece kasa ve psu eksik.

Yeni makinanın gelmesi ile emektar bilgisayarımı bir “Home Server”e dönüştürmeyi düşünüyorum. Üzerinde bir çok server barındıracak olan bilgisayar, yeni makinama hizmet vermeyi sürdürecek. CGI ile yönetici arayüzleri yazmayı düşündüğüm bilgisayar için, öğrendiklerimi adım adım paylaşacağım. Zaten şu gün oldu hala bir perl yazısı yazmadım. Çok büyük eksiklik gibi duruyor.